Kazablanka’da bir şipşakçı. Fotoğrafı Bihter çekmiş.
Sevdiğiniz bir şarkıyı başkasından dinlediğinizde ne hissedersiniz? Onlarca farklı insanın çalıp söylediği bir şarkıyı kastetmiyorum. “All Along the Watchtower”ı nihayet Dylan’dan dinlediğimde, Hendrix’inki evet, bir başka, ama U2 kesinlikle Grateful Dead’den daha iyi okuyor diyordum. Öyle bir şarkı değil bahsettiğim. Kime ait olduğunu ilk andan beri bildiğiniz, başkasının mırıldandığını dahi duymadığınız bir şarkı. Tuxedomoon’un “In a Manner of Speaking”i, dinlediğim ilk Nouvelle Vague şarkısı. İyi hissetmiştim. Daha az hüzünlüydü sanki. Aynı hikâyeyi anlatıyordu belki, ama aslı kadar karanlık değildi. İnsanı o kadar da çok üzmüyordu. Sanki anlatılanlar daha çabuk geçecekmiş gibi. Bir şarkının yarattığı hissi böylesine değiştiren nedir? Tekrar okunmadan aradan neredeyse tam 20 sene geçmiş olması mı? Ya da Bossa Nova tesiri mi bu? Tuşlu çalgılar yerini vurmalılara bırakmış, insan kendisini deniz kıyısında hissediyor. Yoksa acaba sadece Camille’in sesi mi? Doğruyu söylemek gerekirse, bilmiyorum. Bunu başka düşünen olmuş mu diye baktım. Varmış. Tam 235 kişi! Benim gibi bu türden lüzûmsuzluklarla uğraşmayı sevenlerin ekserisi, şarkıyı Tuxedomoon’dan dinlemeyi sevdiğini beyan etmiş. Ben aksi istikametteki beyanatımı şimdi vermiş olayım: Aynı kanâatte değilim. Nouvelle Vague’ı İstanbul’da olup dinlemeyi isterdim. Başka bir yerde dinleyip deniz kıyısında olduğumu düşüneceğim. İstanbul da deniz kıyısında değil mi?
Tuxedomoon — Holy Wars, 1985; Nouvelle Vague — Nouvelle Vague, 2004
Yaşlanıyorum galiba. Ya da kendime has bir tarihim oluşmaya başlamış diyelim. Günlerdir Rainbirds dinliyorum. Lisedeyken, sonra 1990′ların başında dinlerdik. Rainbirds! Lamy kalemlerden sonra Almanya’dan çıkan en güzel şey.
İki abla, bir de davulcu oğlan vardı. Ablalara baktım. Ulrike Haage, ses sanatçısı olmuş. Soundartist manasında. Esas kız Katharina Franck da yola devam etmiş. Bugüne dek akıl etmemiş olmam garip… Harika bir sürpriz oldu.
–KF, “These Better Days” – First Take Second Skin (2006)
Well well well well
I want to retire
I wanna be proud of doing
Absolutely nothing
I wanna sit back and rest on my laurels
I earned them by going through
Too many quarrels
And now is the time
To look at me kindly
…
The future of the secularist CHP, meanwhile, is unclear. After the huge secularist rallies this spring, almost all analysts expected it to increase its share of the vote. It has failed to do so, losing for the fifth consecutive time under its leader Deniz Baykal. That result will come as a real shock to Gulten Ozturk, a civil servant in charge of one of the ballot boxes at a high school in the chic and resolutely secularist Istanbul district of Nisantasi. “CHP will win this election,” she said. “Just look how many people have turned out.” — The Indepedent, 23 July 2003
Reality : A more democratic (In šaʾ Allāh), and a more conservative (for sure) Turkey.
Hansel and Gretel are alive and well
And they’re living in Berlin
She is a cocktail waitress
He had a part in a Fassbinder film
And they sit around at night now
drinking schnapps and gin
And she says:
Hansel, you’re really bringing me down
And he says: Gretel, you can really be a bitch
He says: I’ve wasted my life on our stupid legend
When my one and only love was the wicked witch
She said: What is history?
And he said: History is an angel being blown backwards into the future
He said: History is a pile of debris
And the angel wants to go back and fix things
To repair the things that have been broken
But there is a storm blowing from Paradise
And the storm keeps blowing the angel backwards into the future
And this storm, this storm is called Progress
The Dream Before, Laurie Anderson — Strange Angels (1989)