Grevkıran

Genişbant masrafını paylaşacak Ken Loach sever hanım arıyordum ya, o iş yaş. Masrafı paylaşmaktan zaten geçtim, parası neyse ben veririm. Asıl sorun, Ken Loach’u sevmek ne kelime, adamı tanıyan kimseye henüz denk gelebilmiş değilim. Sonunda bugün grev olduğunu bile bile Türk Telekom’un bölge müdürlüğüne gittim. En azından grevcilerle konuşurum. Aa… Grevciler dışarıda, peki ya içeridekiler?

– Yeni tesis müracaatı alıyor musunuz?

– Evet, buyrun.

İşimi gören bey şefmiş. Boynunda asılı duran kimliğine baktım. Anlaşıldı, işçiler grevde, sendikasız şefler işbaşında. Kibarca işimi gördükten sonra, dedi ki:

– Olağan koşullarda hattınız yarın açılırdı. Şimdi grevin bitmesini bekleyeceksiniz. Sonra şu numarayı arayın. Hattınızı gelip açarlar. ADSL müracaatınızı da bilahare yaparsınız.

Ama durmadı. “Nereden çıktıysa bu grev, biz de işte burada başkasının işini yapıyoruz,” diye ilave etti. “Yapmayın madem,” dedim artık. “Zaten buraya gelip iş yaptırarak sizin grev kırıcılığınıza iştirak ediyorum, kendi hesabıma utanç verici. Üstüne söylenip beni bir de sizin adınıza hicap etmek mecburiyetinde bırakmayın.”

0 Response to “Grevkıran”


  • No Comments

Leave a Reply